Bilim insanları nano ölçekli manyetik parçacıklar üreten bir bakteriyi laboratuvar solucanlarının beslenmesine ekledi. Sonuç dikkat çekiciydi: Solucanların ortalama yaşam süresi 17,17 günden 24,62 güne yükseldi.

Yaşlanmayı yavaşlatmak için araştırılan maddeler arasında ilaçlar, genetik müdahaleler ve beslenme yöntemleri bulunuyor.

Şimdiyse listeye oldukça sıra dışı bir aday eklendi: manyetik bakteriler.

Araştırmada kullanılan Magnetospirillum magneticum AMB-1, sıradan bakterilerden farklı bir özelliğe sahip.

Bu mikroorganizma kendi hücresinin içerisinde magnetozom adı verilen, demir içeren nano ölçekli manyetik yapılar üretebiliyor. Bu parçacıklar bakterinin Dünya'nın manyetik alanına göre yönünü bulmasına yardımcı oluyor.

Bilim insanları AMB-1 bakterisini yaşlanma araştırmalarında yaygın biçimde kullanılan Caenorhabditis elegans adlı küçük solucanlara verdi.

Normal koşullardaki solucanların ortalama yaşam süresi yaklaşık 17,17 gün iken AMB-1 verilen grupta süre 24,62 güne yükseldi.

Bu yaklaşık yüzde 43,39'luk bir artış anlamına geliyor.

Ancak araştırmanın en ilginç kısmı yalnızca solucanların daha uzun yaşaması değildi.

Yaşlanan hayvanlarda bağırsak bütünlüğünün ve bazı sinir sistemi fonksiyonlarının da daha iyi korunduğu görüldü.

Bakteri bunu nasıl yaptı?

Araştırmacıların üzerinde durduğu mekanizma ferroptoz.

Ferroptoz, hücre içerisindeki demir metabolizması ve yağ moleküllerinin oksidatif hasarıyla ilişkili özel bir hücre ölümü biçimi.

AMB-1 verilen solucanlarda demir iyonu seviyelerinin yaklaşık yüzde 34, lipid peroksidasyonu göstergelerinin ise yaklaşık yüzde 52 azaldığı bildirildi.

Genetik deneyler de ferroptozla bağlantılı ftn-1, bli-3 ve ads-1 gibi genlerin süreçte rol oynadığını gösterdi.

İnsan ömrünü yüzde 43 uzatır mı?

Burada en önemli uyarı bu.

Hayır, elimizde böyle bir kanıt yok.

C. elegans yalnızca yaklaşık bir milimetre uzunluğunda bir laboratuvar organizması. Yaşlanma biyolojisinde çok değerli olsa da insan vücudu çok daha karmaşık.

Dolayısıyla bu sonuçtan “insanların ömrünü yüzde 43 uzatan bakteri bulundu” sonucu çıkarmak bilimsel olarak yanlış olur.

Araştırmanın asıl değeri başka yerde: Mikroorganizmaların ferroptoz gibi yaşlanmayla ilişkili hücresel süreçleri etkileyebileceğini gösteriyor.

Belki geleceğin yaşlanma araştırmalarında yalnızca kendi hücrelerimize değil, vücudumuzla birlikte yaşayan mikroorganizmalara da daha fazla bakacağız.