Pera Müzesi’nin Kaplumbağa Terbiyecisi üzerine yazısı, eserin düşünsel ve görsel bağlamına uzanan bir okuma sunuyor. [1] Burada ise o kaynaktan hareketle kendi bakma alışkanlığımızı tartışıyoruz.
Önce görmek
Bir tablonun karşısında hemen anlamını sormak, bazen ona bakmayı geciktiriyor. Başkasının yorumunu öğrenmeden önce duruşlara, yüzeylere, ışığa birkaç dakika ayırmak mümkün.
Benim için yorum, eserin üstüne yapıştırılan son etiket olmamalı. Yeniden baktığımızda değişebilen bir öneri olarak kalabilir. Bir arkadaşımızın fark ettiği ayrıntı, yıllardır bildiğimizi sandığımız resmi yeniden açabilir.
Küçük bir deneme: Fotoğrafa bir dakika bak; sonra gözlerini kapatıp aklında kalan ilk üç ayrıntıyı say. Neyi hatırladığın da bakışının bir parçası.
