Küçük bir deniz canlısı, üreme hücrelerinin nasıl oluştuğunu anlamak için yeni bir araştırma penceresi açıyor. Stowers Enstitüsü'nün 23 Ekim'de duyurduğu ve aynı gün Science Advances'ta yayımlanan çalışmada, Nematostella vectensis adlı deniz şakayığının kromozom eşleştirme mekanizması incelendi. Sonuç, insanlardakine benzeyen proteinlerin başka bir canlıda mutlaka aynı görevi üstlenmediğini gösteriyor.

Benzer parçalar, farklı sonuçlar

Mayoz sırasında kromozomların eşleşmesi, genetik malzeme alışverişi yapması ve doğru biçimde ayrılması gerekiyor. Sinaptonemal kompleks denilen protein yapısı bu sürecin önemli bir parçası. Özgün makale, Nematostella'nın omurgalılarda bilinen on kompleks proteininin en az sekizine karşılık gelen proteinler taşıdığını bildiriyor.

Ekip, sycp1, syce2 ve sycp3 bileşenlerini mutasyonlarla incelediğinde cinsiyete göre değişen sonuçlarla karşılaştı. Stowers açıklamasına göre sycp1 ve syce2 bozulduğunda dişiler üreyemez hale gelirken, aynı mutasyonları taşıyan erkekler üreyebildi. Bu farklılık, protein dizisinin veya yapının korunmasının çalışma biçiminin de değişmeden kaldığını kanıtlamadığını düşündürüyor.

Canlı dokuda gözlem fırsatı

Nematostella'nın saydam yapısı, üreme dokularındaki olayların canlı hayvanda izlenmesini kolaylaştırabilecek bir özellik. Araştırmacılar böylece memelilerde gözlemlenmesi zor olan hücresel aşamaları incelemek için tamamlayıcı bir model kazanmayı umuyor.

Bulgular, insanlarda kısırlık için yeni bir tedavi bulunduğu anlamına gelmiyor. Çalışma temel biyoloji ve evrimsel karşılaştırma düzeyinde. Pratik bilimsel katkısı, hücre bölünmesini anlamak için daha geniş bir canlı çeşitliliğine bakmanın neden gerekli olduğunu göstermesi: benzer yapı taşları, farklı evrimsel bağlamlarda farklı işlere uyarlanabiliyor.