29 Ekim 2026. Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanının üzerinden 103 yıl geçti. Cumhuriyet Bayramı’nda, Mustafa Kemal Atatürk’ün Çankaya’da açıkladığı kararın nasıl Meclisin iradesiyle yeni yönetim biçimine dönüştüğünü hatırlıyoruz.

28 Ekim 1923. Ankara’da hükümetin kurulmasına ilişkin bunalım sürerken Mustafa Kemal Paşa, Çankaya’daki akşam yemeğinde arkadaşlarına ertesi gün atılacak adımı açıkladı. Cumhuriyet’in ilanına bir gece kalmıştı.

Bir akşam yemeğinde söylenen karar Atatürk, o anı Nutuk’ta şöyle anlatır: “Yemek esnasında, yarın Cumhuriyet ilân edeceğiz! Dedim.” Arkadaşları düşüncesine katıldı; ardından izlenecek yol belirlendi. Bugün “Efendiler, yarın Cumhuriyet’i ilan edeceğiz” biçimiyle hatırlanan sözün Nutuk’taki aktarımı budur.

Bu kararın arka planında, 27 Ekim’de Fethi Bey hükümetinin istifasıyla belirginleşen yönetim bunalımı vardı. Mesele yalnız yeni bir bakanlar listesi oluşturmak değildi; devletin yönetim biçiminin anayasal olarak açıklığa kavuşturulmasıydı.

Konuklar ayrıldı, kanun taslağı hazırlandı Yemekten sonra Mustafa Kemal Paşa ile Çankaya’da kalan İsmet Paşa, anayasa değişikliği taslağı üzerinde çalıştı. Atatürk’ün anlatımına göre birinci maddenin sonuna “Türkiye Devleti’nin şekl-i hükümeti Cumhuriyet’tir” cümlesi eklendi. Cumhurbaşkanının seçimi ve hükümetin kuruluşu da düzenlendi.

Ertesi gün Mecliste 29 Ekim’de teklif görüşüldü; Cumhuriyet, TBMM’de kabul edilen anayasa değişikliğiyle ilan edildi. Mustafa Kemal Paşa, seçime katılan 158 milletvekilinin tamamının oyuyla ilk Cumhurbaşkanı seçildi.

28 Ekim’de Çankaya’da açıklanan irade, 29 Ekim’de Meclisin kararıyla devletin adına ve yönetim biçimine dönüştü. Aradan 103 yıl geçerken o gecenin hikâyesi, Cumhuriyet’in bir söz kadar onu hayata geçiren siyasal ve hukuki adımlarla da kurulduğunu hatırlatıyor.