Kelebeklerin ayaklarında kimyasal maddeleri algılayan tat reseptörleri bulunur. Londra Doğa Tarihi Müzesi, bunun yiyecek bulmalarına yardımcı olduğunu ve olgunlaşmış meyvelerin de bazı kelebekler için besin kaynağı olabildiğini anlatır. [1]
Tat almak yalnızca dille yapılan bir iş değil
İnsan deneyiminden hareketle tat duyusunu ağızla özdeşleştiririz. Kelebek örneği, hayvanların çevreden bilgi toplarken bizimkinden farklı vücut bölgeleri kullanabildiğini gösterir. Ayağın bir yüzeye değmesi, yalnızca mekanik temas olmakla kalmaz; kimyasal bilgi de sağlayabilir.
Ancak bu bilgiden bütün kelebeklerin aynı besinleri tercih ettiği sonucu çıkmaz. Bir türün davranışını anlatırken tür, yaşam evresi ve çevre koşulları ayrı değerlendirilmelidir. “Ayaklarıyla tat alır” ifadesi insan benzeri bir lezzet deneyimi iddiasından çok, ilgili duyu alıcılarının vücuttaki yerini tarif eder.
