Telefonda binlerce fotoğrafın bulunması, aile hikâyemizin geleceğe anlaşılır biçimde ulaşacağı anlamına gelmeyebilir. Bir yüzün kime ait olduğunu, fotoğrafın nerede çekildiğini veya o günün neden önemli olduğunu dosyanın kendisi söylemez. Bu deneme, daha fazla depolamadan önce daha iyi sorular sormayı öneriyor.

Dosyanın çevresindeki hikâye

Bir fotoğrafa “Annem, yaz tatili, 1998” notunu eklemek ile onu yüzlerce benzer kare arasında bırakmak farklı işler. Not bazen tarihin kesin olmadığını da söylemeli: “Yaklaşık 1998; aile anlatısına göre.” Belirsizliği silmek, sonraki okura bilmediğimiz bir şeyi biliyormuşuz izlenimi verebilir.

Library of Congress’in kişisel arşiv rehberi, yönetilebilir bir başlangıç yapmayı, dosyaları düzenlemeyi ve ayrı bir sürücüde yedeklemeyi öneriyor. Buradan çıkardığım düşünce şu: Arşiv, yığına verilmiş gösterişli bir isim olmamalı; yeniden erişmeye yönelik bir bakım ilişkisi olmalı. [1]

Saklamak, yayımlamakla aynı karar değil

Bir aile belgesini korumakla onu herkesin erişimine açmak farklı kararlar. Sağlık bilgileri, çocuk fotoğrafları veya bir başkasının mektubu için “Gelecekte lazım olabilir” gerekçesi tek başına kamusal paylaşım izni sayılmamalı. Kimin erişeceğini ve hangi bağlamla paylaşılacağını düşünmek gerekiyor.

UNESCO’nun belgesel miras yaklaşımı da koruma ile erişimi birlikte ele alırken hak sahiplerinin meşru çıkarlarını gözetiyor. Bunu kişisel hayata uyarladığımda, iyi bir arşivin teknik düzen kadar başkalarına karşı sorumluluk olduğunu düşünüyorum. [2]

On dosyayla başlamak

Her şeyi bir hafta sonunda düzenlemek yerine, anlamı güçlü on dosya seçilebilir. Kim, nerede, yaklaşık ne zaman ve hangi kaynaktan geldi bilgilerini yazmak; değiştirilmeyen bir örneği korumak; kopyayı ayrı yerde tutmak anlaşılır bir başlangıçtır. Bu bir profesyonel arşiv standardı iddiası değil, kişisel çalışma önerisi.

Arşivin başarısını kaç dosya barındırdığıyla değil, bir başkasının içeri girip doğru bağlamı bulabilmesiyle ölçmek daha anlamlı geliyor. Geleceğe bıraktığımız şey yalnız görüntü değil; neyi bilmediğimizi dürüstçe yazmamız da olabilir.