Bir çocuk ağacın daha yüksek dalına çıkmak isterken diğeri aşağıda kalmayı tercih ediyor. Biri hızla kaydıraktan inmeyi eğlenceli bulurken diğeri tehlikeli görüyor. Peki henüz düzgün okuyamayan 5 yaşındaki bir çocuğun risk alma eğilimini nasıl ölçersiniz? Türkiye’den araştırmacılar bunun için resimler, sesli anlatım ve dokunmatik ekran kullanan bir tablet sistemi geliştirdi. Çocuk soruları kendi başına cevaplıyor; yetişkin yalnızca kenardan izliyor.
Bir barda loş ışık, sahnede saksafon, arkada ağır ağır yürüyen bir bas… Çalan şey blues mu, jazz mı? İki tür birbirine o kadar yakın ki bazen ayırmak zor. Bunun iyi bir nedeni var: Aynı tarihsel toprağın içinden çıktılar, birbirlerini sürekli etkilediler ama zamanla farklı şeyler anlatmaya başladılar.
Beyni tek bir organ olarak düşünüyoruz. Ön tarafı düşünür, arka tarafı nefesimizi ve kalp atışımızı yönetir; ama sonuçta hepsi aynı beynin parçasıdır. Yeni bir çalışma ise bu bütünlüğün gelişimin çok erken dönemlerinde sandığımız kadar bütün olmadığını gösteriyor. Beynin ön ve arka bölgeleri, embriyo daha oluşumunun başındayken birbirinden farklı hücre gruplarından doğuyor olabilir.
Atlantik Okyanusu’nun altında, gezegenin iklimini sessizce düzenleyen devasa bir dolaşım sistemi çalışıyor. Adı AMOC. Avrupa’ya taşınan ısıdan tropikal yağışlara kadar pek çok şeyi etkiliyor. Eğer bu sistem ciddi biçimde zayıflar veya çökerse sonuçları dünyanın çok farklı bölgelerinde hissedilebilir. Asıl soru ise şu: Böyle bir çöküş yaklaşırken bunu önceden anlayabilecek miyiz?
1816 yazında Avrupa’da bir şeyler ters gidiyordu. Haziranda kar yağıyor, gökyüzü günlerce kapanıyor, yağmur dinmiyordu. İsviçre’de Cenevre Gölü kıyısında tatil yapmayı planlayan bir grup genç yazar ise kötü hava yüzünden eve kapanmıştı. Can sıkıntısını gidermek için birbirlerine korku hikâyeleri yazmaya karar verdiler. O gece verilen küçük bir edebiyat meydan okumasından, iki yüzyıl sonra bile yaşamaya devam eden iki canavar çıktı: Frankenstein ve modern vampir.
USDC’nin arkasındaki Circle’ın CEO’su Jeremy Allaire, finans sisteminin yeni bir döneme girdiğini düşünüyor. Allaire’e göre gelecekte yapay zekâ ajanları yalnızca bizim için araştırma yapmakla kalmayacak; ödeme yapacak, ticaret gerçekleştirecek ve ekonomik kararları da uygulayacak. Circle’ın yeni blockchain ağı Arc ise tam olarak bu dünyaya hazırlanıyor.
Türk satrancının yükselen ismi Yağız Kaan Erdoğmuş, henüz 15 yaşındayken dünya satrancının en üst seviyesine bir adım daha yaklaştı. Milli büyükusta, 46. Satranç Olimpiyatı’nda aldığı galibiyetin ardından canlı dünya sıralamasında 19’unculuğa yükseldi.
ODTÜ bünyesindeki URAP Araştırma Laboratuvarı’nın 2025-2026 bilim alanları sıralamasında Türkiye’den 90 üniversite en az bir alanda dünya listesine girdi. Türk üniversiteleri özellikle tıp ve mühendislikte yoğunlaşırken, İstanbul Teknik Üniversitesi 28 farklı bilim alanında sıralamaya girerek Türkiye’de en geniş akademik temsile sahip üniversite oldu.
İklim değişikliği yalnızca yağış miktarını değil, yağışların ne zaman ve nasıl düştüğünü de değiştiriyor. Uzmanlara göre Türkiye’de geçmişte daha çok yaz sonu ve sonbaharla ilişkilendirilen ciddi taşkınlar artık yılın farklı dönemlerinde görülebiliyor. Kentleşme, geçirimsiz yüzeyler ve eski altyapılar ise değişen yağış rejiminin etkisini büyütüyor.
Robot süpürgeler artık yalnızca yerdeki tozu toplamıyor. Bazı modeller evinizin ayrıntılı haritasını çıkarıyor, kamerayla çevresini görüyor, mikrofon taşıyor ve uzaktan erişime izin veriyor. Bu veriler bir gün mahkemede delile dönüşebilir. Sorun şu: Teknoloji çoktan evlerimize girdi, hukuk ise onun gerisinden geliyor.
Japonya’da yapılan yeni bir laboratuvar araştırması, üzüm ve yaban mersini gibi meyvelerde doğal olarak bulunan “pterostilben” adlı bileşiğin kas hücrelerindeki yağ birikimini azaltabildiğini ortaya koydu. Ancak araştırma henüz hücre deneyleriyle sınırlı; sonuçların insanlarda geçerli olup olmadığı bilinmiyor.
Aynaya baktığınızda gördüğünüz yüz size son derece normal gelirken, aynı gün çekilmiş bir fotoğrafınızı görünce “Ben gerçekten böyle mi görünüyorum?” diye düşünebilirsiniz. Bunun nedeni yüzünüzün aniden değişmesi değil. Ayna görüntüsünün ters olması, beynimizin alışkanlıkları, yüzümüzdeki küçük asimetriler ve kameranın çalışma biçimi aynı anda devreye giriyor.
Beyin bir anıyı sabit bir video kaydı gibi oynatmak yerine yeniden oluşturur. Bu yüzden bir olayı yıllar içinde defalarca hatırlamak, anının ayrıntılarını değiştirebilir.
Apple TV Türkiye’ye geliyor. Hizmet, iCloud+ aboneliklerine dahil edilecek; Apple’ın açıklamasına göre geçiş tamamlandığında Apple TV ve Apple Arcade Türkiye’de ayrı abonelik olarak sunulmayacak.