
Yüzüklerin Efendisi Neden Hâlâ Bu Kadar Etkili? Tolkien’in Orta Dünya Sırrı
1954–1955’te üç ciltte yayımlanan Yüzüklerin Efendisi, dilleri ve tarihiyle yaşayan bir dünya kurdu. Eserin etkisi yalnızca fantastik maceradan ibaret değil.
540 yayın · Sayfa 26 / 30 · Filtreleri temizle

1954–1955’te üç ciltte yayımlanan Yüzüklerin Efendisi, dilleri ve tarihiyle yaşayan bir dünya kurdu. Eserin etkisi yalnızca fantastik maceradan ibaret değil.

TÜİK ve TCMB anketinden hesaplanan endeks ağustosa göre yüzde 1,3 artış gösterdi.

İki kurum, iklim ve ürün bilgilerini yaygınlaştıracak kuruluşlar için toplam 100 milyon dolarlık kaynak açıkladı.

Eğitim desteğinin 80’i aşkın ülkede yerel ortaklar üzerinden sağlanması planlanıyor.

Google.org destekli program, topluluk görüşlerini geniş ölçekte değerlendirmeye yardımcı olmayı amaçlıyor.

Saçınızı yıllarca kesmezseniz omuzlarınızı, belinizi hatta bazı insanlarda dizlerinizi geçebilir. Peki kol kıllarınızı yıllarca kendi haline bıraksanız neden Rapunzel’e dönüşmüyorlar? Cevap, kılların ne kadar hızlı uzadığında değil, ne kadar süre uzamalarına izin verildiğinde saklı.

Christopher Nolan, yaklaşık üç bin yıllık bir destanı sinemaya uyarladı; sorun şu ki Homeros’un dünyasında isimler hızla birbirine karışabiliyor. Odysseus kimdi, Telemachus neden önemliydi, Athena kimin tarafındaydı, Penelope’nin etrafındaki bütün o adamlar ne istiyordu? Filme başlamadan önce küçük bir soy ağacı değil, iyi bir yol haritası gerekiyor.

Bir iş görüşmesine takım elbiseniz, özgeçmişiniz ve buzlu kahvenizle girdiniz. Hangisi işe alınma ihtimalinizi etkiler? İnternette büyüyen yeni tartışmaya bakılırsa bazılarının cevabı şaşırtıcı: Kahve. Gen Z adayların iş görüşmelerine ellerinde iced latte ile gelmesi, “profesyonellik” kavramının aslında ne kadar küçük ayrıntılara bağlı olabileceğini yeniden tartışmaya açtı.

Güney Hindistan’da bazı çiftçiler sentetik gübre ve pestisitlere dayalı tarımdan uzaklaşıp “doğal tarım” yöntemlerine yöneliyor. Sağlık, toprak kalitesi ve daha düşük girdi maliyetleri onları cezbediyor. Fakat yeni bir araştırmanın gösterdiği üzere istek başka, tarlayı gerçekten dönüştürmek başka: 1.126 çiftçinin yalnızca 23’ü eğitimden sonraki ilk aylarda doğal tarım uygulamalarından herhangi birini kullanmaya başlamıştı.

İnsan bedeni kusursuz tasarlanmış bir makineden çok, milyarlarca yıllık güncellemelerin üst üste kurulduğu eski bir işletim sistemine benziyor. Bazı özellikler hâlâ çalışıyor, bazılarıysa sadece geçmişten kalan dosyalar gibi bizimle yaşamaya devam ediyor.

Bir çocuk ağacın daha yüksek dalına çıkmak isterken diğeri aşağıda kalmayı tercih ediyor. Biri hızla kaydıraktan inmeyi eğlenceli bulurken diğeri tehlikeli görüyor. Peki henüz düzgün okuyamayan 5 yaşındaki bir çocuğun risk alma eğilimini nasıl ölçersiniz? Türkiye’den araştırmacılar bunun için resimler, sesli anlatım ve dokunmatik ekran kullanan bir tablet sistemi geliştirdi. Çocuk soruları kendi başına cevaplıyor; yetişkin yalnızca kenardan izliyor.

Bir barda loş ışık, sahnede saksafon, arkada ağır ağır yürüyen bir bas… Çalan şey blues mu, jazz mı? İki tür birbirine o kadar yakın ki bazen ayırmak zor. Bunun iyi bir nedeni var: Aynı tarihsel toprağın içinden çıktılar, birbirlerini sürekli etkilediler ama zamanla farklı şeyler anlatmaya başladılar.

Beyni tek bir organ olarak düşünüyoruz. Ön tarafı düşünür, arka tarafı nefesimizi ve kalp atışımızı yönetir; ama sonuçta hepsi aynı beynin parçasıdır. Yeni bir çalışma ise bu bütünlüğün gelişimin çok erken dönemlerinde sandığımız kadar bütün olmadığını gösteriyor. Beynin ön ve arka bölgeleri, embriyo daha oluşumunun başındayken birbirinden farklı hücre gruplarından doğuyor olabilir.

Atlantik Okyanusu’nun altında, gezegenin iklimini sessizce düzenleyen devasa bir dolaşım sistemi çalışıyor. Adı AMOC. Avrupa’ya taşınan ısıdan tropikal yağışlara kadar pek çok şeyi etkiliyor. Eğer bu sistem ciddi biçimde zayıflar veya çökerse sonuçları dünyanın çok farklı bölgelerinde hissedilebilir. Asıl soru ise şu: Böyle bir çöküş yaklaşırken bunu önceden anlayabilecek miyiz?

1816 yazında Avrupa’da bir şeyler ters gidiyordu. Haziranda kar yağıyor, gökyüzü günlerce kapanıyor, yağmur dinmiyordu. İsviçre’de Cenevre Gölü kıyısında tatil yapmayı planlayan bir grup genç yazar ise kötü hava yüzünden eve kapanmıştı. Can sıkıntısını gidermek için birbirlerine korku hikâyeleri yazmaya karar verdiler. O gece verilen küçük bir edebiyat meydan okumasından, iki yüzyıl sonra bile yaşamaya devam eden iki canavar çıktı: Frankenstein ve modern vampir.
Şirket kod değişikliklerini kabulden önce ve gece taramalarında denetliyor; hazırlanan düzeltmeler insan incelemesine sunuluyor.
2026’nın ikinci çeyreğinde yenilenebilir elektriğin en büyük kaynağı güneşti; toplam pay bir yıl önceye göre hafif geriledi.

Küçük bir dış doğrulama grubunda umut verici sonuç veren çalışma, yöntemin rutin klinik kullanımda yararını henüz kanıtlamıyor.