
Starship Flight 14 Ne Zaman? İlk Tam Yörünge Uçuşunda 26 Starlink Uydusu Planı
SpaceX’in 14. test uçuşu için en erken 28 Eylül 2026 hedefleniyor. Altı Dünya turu ve 26 Starlink V3 uydusunun bırakılması planlar arasında.
490 yayın · Sayfa 24 / 28 · Filtreleri temizle

SpaceX’in 14. test uçuşu için en erken 28 Eylül 2026 hedefleniyor. Altı Dünya turu ve 26 Starlink V3 uydusunun bırakılması planlar arasında.

Romanya’daki Scărișoara Buz Mağarası’ndan çıkarılan bakteri hem direnç hem antimikrobiyal etkinlik gösterdi. Bulgular yeni ilaç arayışı için ipucu olabilir.

Deneysel BDH-CQ modeli bazı görsel mantık problemlerini ara adımları yazıya dökmeden çözdü. Sonuç umut verici, ancak çalışma henüz hakem incelemesinden geçmedi.

Bacillus subtilis bakterisinde Ndh ve Ncp proteinlerinin tüp benzeri yapılar oluşturduğu görüldü. Elektron taşınmasına katkıları araştırılıyor.

Bilim doğayı anlamaya, teknoloji bilgiyi uygulamaya çalışıyor. Yapay zekâ, genetik ve uzay araştırmalarında iki alan artık birbirini hızlandırıyor.

İki kurum, iklim ve ürün bilgilerini yaygınlaştıracak kuruluşlar için toplam 100 milyon dolarlık kaynak açıkladı.

Saçınızı yıllarca kesmezseniz omuzlarınızı, belinizi hatta bazı insanlarda dizlerinizi geçebilir. Peki kol kıllarınızı yıllarca kendi haline bıraksanız neden Rapunzel’e dönüşmüyorlar? Cevap, kılların ne kadar hızlı uzadığında değil, ne kadar süre uzamalarına izin verildiğinde saklı.

Christopher Nolan, yaklaşık üç bin yıllık bir destanı sinemaya uyarladı; sorun şu ki Homeros’un dünyasında isimler hızla birbirine karışabiliyor. Odysseus kimdi, Telemachus neden önemliydi, Athena kimin tarafındaydı, Penelope’nin etrafındaki bütün o adamlar ne istiyordu? Filme başlamadan önce küçük bir soy ağacı değil, iyi bir yol haritası gerekiyor.

Bir iş görüşmesine takım elbiseniz, özgeçmişiniz ve buzlu kahvenizle girdiniz. Hangisi işe alınma ihtimalinizi etkiler? İnternette büyüyen yeni tartışmaya bakılırsa bazılarının cevabı şaşırtıcı: Kahve. Gen Z adayların iş görüşmelerine ellerinde iced latte ile gelmesi, “profesyonellik” kavramının aslında ne kadar küçük ayrıntılara bağlı olabileceğini yeniden tartışmaya açtı.

Güney Hindistan’da bazı çiftçiler sentetik gübre ve pestisitlere dayalı tarımdan uzaklaşıp “doğal tarım” yöntemlerine yöneliyor. Sağlık, toprak kalitesi ve daha düşük girdi maliyetleri onları cezbediyor. Fakat yeni bir araştırmanın gösterdiği üzere istek başka, tarlayı gerçekten dönüştürmek başka: 1.126 çiftçinin yalnızca 23’ü eğitimden sonraki ilk aylarda doğal tarım uygulamalarından herhangi birini kullanmaya başlamıştı.

İnsan bedeni kusursuz tasarlanmış bir makineden çok, milyarlarca yıllık güncellemelerin üst üste kurulduğu eski bir işletim sistemine benziyor. Bazı özellikler hâlâ çalışıyor, bazılarıysa sadece geçmişten kalan dosyalar gibi bizimle yaşamaya devam ediyor.

Bir çocuk ağacın daha yüksek dalına çıkmak isterken diğeri aşağıda kalmayı tercih ediyor. Biri hızla kaydıraktan inmeyi eğlenceli bulurken diğeri tehlikeli görüyor. Peki henüz düzgün okuyamayan 5 yaşındaki bir çocuğun risk alma eğilimini nasıl ölçersiniz? Türkiye’den araştırmacılar bunun için resimler, sesli anlatım ve dokunmatik ekran kullanan bir tablet sistemi geliştirdi. Çocuk soruları kendi başına cevaplıyor; yetişkin yalnızca kenardan izliyor.

Bir barda loş ışık, sahnede saksafon, arkada ağır ağır yürüyen bir bas… Çalan şey blues mu, jazz mı? İki tür birbirine o kadar yakın ki bazen ayırmak zor. Bunun iyi bir nedeni var: Aynı tarihsel toprağın içinden çıktılar, birbirlerini sürekli etkilediler ama zamanla farklı şeyler anlatmaya başladılar.

Beyni tek bir organ olarak düşünüyoruz. Ön tarafı düşünür, arka tarafı nefesimizi ve kalp atışımızı yönetir; ama sonuçta hepsi aynı beynin parçasıdır. Yeni bir çalışma ise bu bütünlüğün gelişimin çok erken dönemlerinde sandığımız kadar bütün olmadığını gösteriyor. Beynin ön ve arka bölgeleri, embriyo daha oluşumunun başındayken birbirinden farklı hücre gruplarından doğuyor olabilir.

Atlantik Okyanusu’nun altında, gezegenin iklimini sessizce düzenleyen devasa bir dolaşım sistemi çalışıyor. Adı AMOC. Avrupa’ya taşınan ısıdan tropikal yağışlara kadar pek çok şeyi etkiliyor. Eğer bu sistem ciddi biçimde zayıflar veya çökerse sonuçları dünyanın çok farklı bölgelerinde hissedilebilir. Asıl soru ise şu: Böyle bir çöküş yaklaşırken bunu önceden anlayabilecek miyiz?

1816 yazında Avrupa’da bir şeyler ters gidiyordu. Haziranda kar yağıyor, gökyüzü günlerce kapanıyor, yağmur dinmiyordu. İsviçre’de Cenevre Gölü kıyısında tatil yapmayı planlayan bir grup genç yazar ise kötü hava yüzünden eve kapanmıştı. Can sıkıntısını gidermek için birbirlerine korku hikâyeleri yazmaya karar verdiler. O gece verilen küçük bir edebiyat meydan okumasından, iki yüzyıl sonra bile yaşamaya devam eden iki canavar çıktı: Frankenstein ve modern vampir.

Ancak bunun ne kadarını bilinçli olarak isimlendirebildiğimiz tamamen başka bir mesele.

Washington’daki sergi, madeni paralardan savaş tahvili afişlerine uzanan bir seçkiyle devletin görsel kültürdeki rolünü ele alıyor.