
Bir uç beyliğinden devlete: Osmanlıların kuruluşu
Osmanlı kuruluşunu yalnız bir yıl, bir rüya veya tek bir topluluğun kaderi açıklamaz. Sınır hayatının ittifaklarını, belgelerin sessizliklerini ve kentlerin dönüşümünü araştırıyoruz.
155 yayın · Sayfa 4 / 9 · Filtreleri temizle

Osmanlı kuruluşunu yalnız bir yıl, bir rüya veya tek bir topluluğun kaderi açıklamaz. Sınır hayatının ittifaklarını, belgelerin sessizliklerini ve kentlerin dönüşümünü araştırıyoruz.

İstanbul’un fethiyle genişleyen imparatorluğa aşağıdan bakıyoruz: timar gelirleri, şehir atölyeleri, mahkemedeki kadınlar ve farklı toplulukların gündelik ilişkileri.

Savaşların ötesinde vergi sözleşmeleri, taşra ağları, liman ticareti ve kadınların mahkemeye taşıdığı talepler; Osmanlı dünyasını dönüşüm üzerinden okumak.

Savaş kadar ticaret, saray tercihi, dinî eğitim ve gündelik ilişkiler de etkiliydi. Kutadgu Bilig ile Dîvânü lugāti’t-Türk, değişimin farklı yüzlerini gösterir.

Meşrutiyetin umutlarından savaşlara, kitlesel yerinden edilmeden Ankara Meclisine; kuruluş anlatısını insan hayatlarının içinden okumak.

Sınıftaki alfabe, sandıktaki kadın, fabrikadaki işçi: Cumhuriyet’in ilk yıllarında hukuk ile hayat arasındaki mesafe.

1950’de iktidar sandıkta değişti; sonraki otuz yılda kentleşme, işçilik, Avrupa’ya göç ve askerî müdahaleler toplumsal hayatı dönüştürdü.
Bretton Woods, savaş sonrası istikrarı kurallarla yeniden kurma girişimiydi. Dolar merkezli düzen hem işbirliği hem güç asimetrileri taşıyordu.
Vergi, mahkeme, şirket ve kredi aynı ekonomik dünyanın farklı yüzleriydi. İmparatorluklar ticarete yalnız sınır çizmedi; onun koşullarını da biçimlendirdi.
Ekonominin başlangıcı bir alışveriş sahnesinden ibaret değil. Depolamak, birlikte çalışmak ve paylaşımın kurallarını kurmak da bu hikâyenin merkezinde.
Anadolu’da darp edilen erken sikkeler önemli bir yenilikti. Ancak hesap, borç ve ağırlıkla kullanılan metaller onlardan çok daha eskiydi.

Tahılın miktarını ve bir borcun vadesini kaydetmek, yalnız teknik bir yenilik değildi. Ekonomik yükümlülükler kalıcı, taşınabilir ve denetlenebilir hale geldi.
Ucuzlayan taşıma, göç ve sermaye hareketleri ekonomileri birbirine yaklaştırdı. Ortaya çıkan sonuç, ortak bir kazanç oranı değildi.
Sınır ötesi bankacılık büyürken kredi de risk de daha uzaklara taşındı. Üretim ağları genişledi; finansmanın para birimi ve vadesi yeni kırılganlıklar yarattı.
Üretim ve finans ağları, verimlilik kadar kırılganlık da taşıyor. Güvenlik, iklim ve bölüşüm soruları, küresel ekonominin hangi kurallarla işleyeceği tartışmasını yeniden açıyor.

BioScience’ta yayımlanan 2026 değerlendirmesi, deniz seviyesi ve okyanus ısısı dahil 16 iklim göstergesini inceliyor. Yedi göstergede rekor uç değerler bildiriliyor.

Türk pop müziğinin usta yorumcusu Alpay Nazikioğlu, Antalya’da tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Vefat haberi 14 Ekim’de duyuruldu.

Whistler’ın nadiren Washington dışına çıkan “Nocturne” adlı tablosu Van Gogh Müzesi’ne ödünç veriliyor. Amsterdam ve Lahey’deki iki sergi 16 Ekim’de açılacak.