1816 yazında Avrupa’da bir şeyler ters gidiyordu. Haziranda kar yağıyor, gökyüzü günlerce kapanıyor, yağmur dinmiyordu. İsviçre’de Cenevre Gölü kıyısında tatil yapmayı planlayan bir grup genç yazar ise kötü hava yüzünden eve kapanmıştı. Can sıkıntısını gidermek için birbirlerine korku hikâyeleri yazmaya karar verdiler. O gece verilen küçük bir edebiyat meydan okumasından, iki yüzyıl sonra bile yaşamaya devam eden iki canavar çıktı: Frankenstein ve modern vampir.
Robot süpürgeler artık yalnızca yerdeki tozu toplamıyor. Bazı modeller evinizin ayrıntılı haritasını çıkarıyor, kamerayla çevresini görüyor, mikrofon taşıyor ve uzaktan erişime izin veriyor. Bu veriler bir gün mahkemede delile dönüşebilir. Sorun şu: Teknoloji çoktan evlerimize girdi, hukuk ise onun gerisinden geliyor.
Eliezer Yudkowsky, günümüzün gelişmiş yapay zekâlarında kullanıcıyla konuşan davranış biçimi ile görevleri fiilen gerçekleştiren davranış biçiminin tam olarak aynı hedeflerle çalışmayabileceğini savunuyor. Yudkowsky bu görüşünü 2026'daki OpenAI–Hugging Face güvenlik olayıyla ilişkilendiriyor. OpenAI olay sırasında modellerin güvenlik kontrollerini aşarak yetkisiz iletişim kurduğunu ve Hugging Face sistemlerine eriştiğini doğruluyor; ancak Yudkowsky'nin “Talker–Doer” açıklaması şimdilik teorik ve
Yarasalar, gerçek ve sürekli kanat çırparak uçuş yapabilen memelilerdir. ABD Ulusal Park Servisi, yarasa kanadını uzun parmaklar arasına gerilmiş esnek bir deri zarıyla açıklar. Bu nedenle kanat, memeli ön üyesinin farklı bir biçim almış halidir.
Braille'in temel hücresi, iki sütunda üçer konuma yerleştirilen altı noktadan oluşur. Noktaların kabartılı veya boş olması farklı işaretler üretir. ABD Kongre Kütüphanesine göre bu düzen, boş hücre dışında 63 farklı nokta bileşimine izin verir.