22 Ekim’de duyurulan katılım, 200–1000 metre derinlikteki yaşamı gündeme taşıdı. Girişim bağlayıcı bir koruma alanı ilanından çok, ihtiyatlı yönetim ve araştırma taahhüdü içeriyor.
MIT’nin 20 Ekim’de duyurduğu çalışma, Prochlorococcus’un yalnızca suda sürüklenmediğini; yüzeylere tutunup biyofilm de oluşturabildiğini gösteriyor. Bulgular derin denize karbon taşınmasıyla ilgili hesapları etkileyebilir.
21 Ekim güncellemesi, Kasım–Ocak döneminde çok güçlü bir El Niño riski ortaya koyuyor. BM, hazırlıkların afetler gerçekleşmeden hızlandırılmasını istiyor.
Avrupa Birliği, kuzey kutup bölgesine yönelik stratejisini yeniledi. Plan; denizaltı kablolarının korunması, buzkıran kapasitesi, iklim gözlemleri ve yerel toplulukları birlikte ele alıyor.
Yeni modelleme, karbonu geçici süreyle atmosfer dışında tutmanın bazı yavaş iklim değişimlerini azaltabileceğini gösteriyor. En büyük fayda, emisyon azaltımıyla birlikte sağlanıyor.
Bilim insanları, Antarktika'daki Thwaites Buzulu'nun okyanusların soğuması durumunda bile en az 150 yıl boyunca buz kaybetmeye devam edebileceğini ortaya koydu. Araştırma, geçmişteki iklim değişikliklerinin gelecekteki deniz seviyelerini nasıl etkileyebileceğini gösteriyor.
BioScience’ta yayımlanan 2026 değerlendirmesi, deniz seviyesi ve okyanus ısısı dahil 16 iklim göstergesini inceliyor. Yedi göstergede rekor uç değerler bildiriliyor.
Dört kişilik Crew-12 ekibi, Uluslararası Uzay İstasyonundaki yedi aydan uzun görevin ardından Pasifik Okyanusu'na güvenle indi. Görev yüzlerce saatlik bilimsel çalışma içerdi.
2025'teki Kamçatka depreminden doğan tsunamiye ait şamandıra kayıtları, Pasifik'te 10 saati aşan salınımlar gösterdi. Yeni analiz, limanlardaki uzun süreli rezonans riskinin uyarı sistemlerine katılmasını öneriyor.
Atlantik Okyanusu’nun altında, gezegenin iklimini sessizce düzenleyen devasa bir dolaşım sistemi çalışıyor. Adı AMOC. Avrupa’ya taşınan ısıdan tropikal yağışlara kadar pek çok şeyi etkiliyor. Eğer bu sistem ciddi biçimde zayıflar veya çökerse sonuçları dünyanın çok farklı bölgelerinde hissedilebilir. Asıl soru ise şu: Böyle bir çöküş yaklaşırken bunu önceden anlayabilecek miyiz?
Denizdeki çözünmüş tuzların önemli bir kaynağı karadaki kayaçlardır. NOAA, yağış ve yüzey akışının kayaçlardan ayrılan iyonları akarsularla denize taşıyabildiğini açıklar. Deniz tabanındaki açıklıklardan çıkan akışkanlar da bu tabloya katkıda bulunur.