Google Research ile Stanford Accelerator for Learning’in yeni etkinliği, veri temizleme ve model sınamayı bir oyuna dönüştürüyor. Amaç gerçek bir insan beynini haritalamak değil, yöntemi öğretmek.
Stanford deneyinde beyazlamış mercan parçaları, sağlıklı ve genetik olarak özdeş parçalarla temas ettikten sonra yedi haftada toparlandı. Yöntem henüz bütün resiflere uygulanabilecek durumda değil.
Araştırmacılar ışıkla açılıp kapanabilen küçük bir CRISPR enzimi ile odaklanmış ultrasesi birleştirdi. Farelerde kas ve beynin seçili bölgelerinde gen düzenleme gösterildi; yöntem henüz insanlarda denenmedi.
Bir iş görüşmesine takım elbiseniz, özgeçmişiniz ve buzlu kahvenizle girdiniz. Hangisi işe alınma ihtimalinizi etkiler? İnternette büyüyen yeni tartışmaya bakılırsa bazılarının cevabı şaşırtıcı: Kahve. Gen Z adayların iş görüşmelerine ellerinde iced latte ile gelmesi, “profesyonellik” kavramının aslında ne kadar küçük ayrıntılara bağlı olabileceğini yeniden tartışmaya açtı.
Beyni tek bir organ olarak düşünüyoruz. Ön tarafı düşünür, arka tarafı nefesimizi ve kalp atışımızı yönetir; ama sonuçta hepsi aynı beynin parçasıdır. Yeni bir çalışma ise bu bütünlüğün gelişimin çok erken dönemlerinde sandığımız kadar bütün olmadığını gösteriyor. Beynin ön ve arka bölgeleri, embriyo daha oluşumunun başındayken birbirinden farklı hücre gruplarından doğuyor olabilir.
İnsan kök hücrelerinden geliştirilen beyin organoidleri, korteksinin büyük bölümü bulunmayan farelerin beynine nakledildi. İnsan nöronları geniş alanlara yayılarak fare sinir sistemiyle bağlantılar kurdu. Nature’da yayımlanan çalışma, beyin gelişimi ve nörolojik hastalıkların araştırılmasında yeni bir modelin önünü açabilir.