
Mercan resifi balıklarının solungaçlarında kemosentez genleri bulundu
Yüzlerce solungaç örneğinin DNA'sını inceleyen ekip, çoğu bilim için yeni 70 bakteri genomu çıkardı. En yaygın bakteriler kemosentez için gereken genleri taşıyor.
104 yayın · Sayfa 5 / 6 · Filtreleri temizle

Yüzlerce solungaç örneğinin DNA'sını inceleyen ekip, çoğu bilim için yeni 70 bakteri genomu çıkardı. En yaygın bakteriler kemosentez için gereken genleri taşıyor.

ABD Enerji Bakanlığı, kuantum bilgisayarlarını bilimsel problemlerde kullanmaya yönelik ulusal yol haritasını yayımladı. Belge bir başarı ilanı değil, aşamalı araştırma planı.

Kanada'da kamp yapacağı bölgeyi uydu görüntülerinden inceleyen amatör astronom Joël Lapointe, arazide garip bir daire fark etti. Araştırmalar bunun yaklaşık 25 kilometre genişliğinde ve 390 milyon yaşında dev bir göktaşı çarpma yapısı olduğunu gösterdi.

Anahtarları nereye koyduğunu unutmak, bir odaya neden girdiğini hatırlayamamak veya kısa süreli hafızada değişiklik yaşamak… Hamilelik sırasında sık anlatılan bu deneyimin arkasındaki olası beyin devrelerinden biri ilk kez ayrıntılı biçimde gösterildi.

Bilim insanları nano ölçekli manyetik parçacıklar üreten bir bakteriyi laboratuvar solucanlarının beslenmesine ekledi. Sonuç dikkat çekiciydi: Solucanların ortalama yaşam süresi 17,17 günden 24,62 güne yükseldi.
Beynimiz işlevsel olarak tek bir sistem. Ancak o sistemi meydana getiren parçaların hikâyesi sandığımızdan çok daha eski ve karmaşık olabilir.

ISS için seçilen araştırmalar, parçacıkların erimesini ve kaynayan sıvıların davranışını inceleyecek. Amaç, yerçekiminin perdelediği etkileri ayırmak.

Eylül’de paylaşılan çalışma, OSIRIS-REx örneklerindeki bazı şüpheli parçacıkların Dünya’dan değil asteroitten geldiğini bildiriyor.

15 Eylül’de paylaşılan ön baskı, MeerKAT gözlemleriyle bir ötegezegene doğrudan bağlanan radyo yayımı tespit edildiğini bildiriyor.

ESA, Juice uzay aracının 28 Eylül’deki Dünya yakın geçişinin hızını yaklaşık 3,5 kilometre/saniye artıracağını açıkladı.

Çin, yapay zekâyı ekonomiyi dönüştürecek bir altyapı olarak görüyor. Resmî hedef, yeni nesil akıllı terminaller ve yapay zekâ ajanlarının yaygınlığını 2030’a kadar yüzde 90’ın üzerine taşımak.

İskoçya Kraliyet Astronomu Catherine Heymans simülasyon hipotezini fizik, yapay zekâ ve bilinç üzerinden inceliyor. Ortada bir simülasyon kanıtı yok; soru bir düşünce deneyi olarak ele alınıyor.

Bilim doğayı anlamaya, teknoloji bilgiyi uygulamaya çalışıyor. Yapay zekâ, genetik ve uzay araştırmalarında iki alan artık birbirini hızlandırıyor.

Bir iş görüşmesine takım elbiseniz, özgeçmişiniz ve buzlu kahvenizle girdiniz. Hangisi işe alınma ihtimalinizi etkiler? İnternette büyüyen yeni tartışmaya bakılırsa bazılarının cevabı şaşırtıcı: Kahve. Gen Z adayların iş görüşmelerine ellerinde iced latte ile gelmesi, “profesyonellik” kavramının aslında ne kadar küçük ayrıntılara bağlı olabileceğini yeniden tartışmaya açtı.

Güney Hindistan’da bazı çiftçiler sentetik gübre ve pestisitlere dayalı tarımdan uzaklaşıp “doğal tarım” yöntemlerine yöneliyor. Sağlık, toprak kalitesi ve daha düşük girdi maliyetleri onları cezbediyor. Fakat yeni bir araştırmanın gösterdiği üzere istek başka, tarlayı gerçekten dönüştürmek başka: 1.126 çiftçinin yalnızca 23’ü eğitimden sonraki ilk aylarda doğal tarım uygulamalarından herhangi birini kullanmaya başlamıştı.

İnsan bedeni kusursuz tasarlanmış bir makineden çok, milyarlarca yıllık güncellemelerin üst üste kurulduğu eski bir işletim sistemine benziyor. Bazı özellikler hâlâ çalışıyor, bazılarıysa sadece geçmişten kalan dosyalar gibi bizimle yaşamaya devam ediyor.

Bir çocuk ağacın daha yüksek dalına çıkmak isterken diğeri aşağıda kalmayı tercih ediyor. Biri hızla kaydıraktan inmeyi eğlenceli bulurken diğeri tehlikeli görüyor. Peki henüz düzgün okuyamayan 5 yaşındaki bir çocuğun risk alma eğilimini nasıl ölçersiniz? Türkiye’den araştırmacılar bunun için resimler, sesli anlatım ve dokunmatik ekran kullanan bir tablet sistemi geliştirdi. Çocuk soruları kendi başına cevaplıyor; yetişkin yalnızca kenardan izliyor.

Beyni tek bir organ olarak düşünüyoruz. Ön tarafı düşünür, arka tarafı nefesimizi ve kalp atışımızı yönetir; ama sonuçta hepsi aynı beynin parçasıdır. Yeni bir çalışma ise bu bütünlüğün gelişimin çok erken dönemlerinde sandığımız kadar bütün olmadığını gösteriyor. Beynin ön ve arka bölgeleri, embriyo daha oluşumunun başındayken birbirinden farklı hücre gruplarından doğuyor olabilir.