Atlantik Okyanusu’nun altında, gezegenin iklimini sessizce düzenleyen devasa bir dolaşım sistemi çalışıyor. Adı AMOC. Avrupa’ya taşınan ısıdan tropikal yağışlara kadar pek çok şeyi etkiliyor. Eğer bu sistem ciddi biçimde zayıflar veya çökerse sonuçları dünyanın çok farklı bölgelerinde hissedilebilir. Asıl soru ise şu: Böyle bir çöküş yaklaşırken bunu önceden anlayabilecek miyiz?
1816 yazında Avrupa’da bir şeyler ters gidiyordu. Haziranda kar yağıyor, gökyüzü günlerce kapanıyor, yağmur dinmiyordu. İsviçre’de Cenevre Gölü kıyısında tatil yapmayı planlayan bir grup genç yazar ise kötü hava yüzünden eve kapanmıştı. Can sıkıntısını gidermek için birbirlerine korku hikâyeleri yazmaya karar verdiler. O gece verilen küçük bir edebiyat meydan okumasından, iki yüzyıl sonra bile yaşamaya devam eden iki canavar çıktı: Frankenstein ve modern vampir.
Türk satrancının yükselen ismi Yağız Kaan Erdoğmuş, henüz 15 yaşındayken dünya satrancının en üst seviyesine bir adım daha yaklaştı. Milli büyükusta, 46. Satranç Olimpiyatı’nda aldığı galibiyetin ardından canlı dünya sıralamasında 19’unculuğa yükseldi.
İklim değişikliği yalnızca yağış miktarını değil, yağışların ne zaman ve nasıl düştüğünü de değiştiriyor. Uzmanlara göre Türkiye’de geçmişte daha çok yaz sonu ve sonbaharla ilişkilendirilen ciddi taşkınlar artık yılın farklı dönemlerinde görülebiliyor. Kentleşme, geçirimsiz yüzeyler ve eski altyapılar ise değişen yağış rejiminin etkisini büyütüyor.
Aynaya baktığınızda gördüğünüz yüz size son derece normal gelirken, aynı gün çekilmiş bir fotoğrafınızı görünce “Ben gerçekten böyle mi görünüyorum?” diye düşünebilirsiniz. Bunun nedeni yüzünüzün aniden değişmesi değil. Ayna görüntüsünün ters olması, beynimizin alışkanlıkları, yüzümüzdeki küçük asimetriler ve kameranın çalışma biçimi aynı anda devreye giriyor.
Apple TV Türkiye’ye geliyor. Hizmet, iCloud+ aboneliklerine dahil edilecek; Apple’ın açıklamasına göre geçiş tamamlandığında Apple TV ve Apple Arcade Türkiye’de ayrı abonelik olarak sunulmayacak.
25 randomize kontrollü çalışmayı inceleyen yeni bir meta-analiz, gün içine dağıtılan 1-10 dakikalık kısa egzersizlerin bilişsel performansta küçük ancak anlamlı bir iyileşme sağlayabileceğini gösterdi. En belirgin faydalar bilişsel esneklik ve dürtü kontrolünde görüldü. Düzenli olarak birkaç hafta sürdürülen uygulamalar tek seferlik egzersizlerden daha güçlü sonuç verdi. Ancak araştırma henüz hakem değerlendirmesinden geçmiş değil.
Binlerce yıllık tapınaklarda bulunan kimyasal kalıntılar, Güney Amerika'nın eski toplumlarında psikoaktif maddelerin dini ritüellerde ve toplumsal yaşamda önemli bir yere sahip olduğunu ortaya koyuyor.
Cıva, 20 °C'de sıvı halde bulunan bir metaldir. Royal Society of Chemistry, erime noktasını yaklaşık −38,8 °C olarak verir. Bu nedenle sıradan oda koşullarında katı bir metal parçası yerine akışkan, gümüş renkli bir maddeyle karşılaşılır.
Antarktika'nın geniş iç kesimleri çöl olarak sınıflandırılır. British Antarctic Survey, kıyılarla iç bölgeler arasında yağışın belirgin biçimde değiştiğini; iç kesimlerde yıllık kar birikiminin çok sınırlı olabildiğini anlatır. Buzlarla kaplı bir yerin çöl olması bu yüzden çelişki değildir.
Zürafanın uzun boyun bölümünde yedi boyun omuru vardır. Londra Doğa Tarihi Müzesi, çok daha küçük olan farede de aynı sayıda boyun omuru bulunduğunu vurgular. Çarpıcı fark, yalnızca omur sayısında aranmaz; omurların boyutları da hesaba katılmalıdır.