Zürafanın uzun boyun bölümünde yedi boyun omuru vardır. Londra Doğa Tarihi Müzesi, çok daha küçük olan farede de aynı sayıda boyun omuru bulunduğunu vurgular. Çarpıcı fark, yalnızca omur sayısında aranmaz; omurların boyutları da hesaba katılmalıdır.
Mercanlar bitki veya taş değildir. Polip denen hayvanların oluşturduğu canlılardır; bazıları tek başına, bazıları koloniler halinde yaşar. NOAA, özellikle sert mercanlarda poliplerin kalsiyum karbonat iskelet oluşturduğunu açıklar. Resifin taş gibi görünen yapısı ile onu oluşturan canlıyı ayırmak gerekir.
Kelebeklerin ayaklarında kimyasal maddeleri algılayan tat reseptörleri bulunur. Londra Doğa Tarihi Müzesi, bunun yiyecek bulmalarına yardımcı olduğunu ve olgunlaşmış meyvelerin de bazı kelebekler için besin kaynağı olabildiğini anlatır.
Elmas ve grafit, karbon atomlarından oluşur; buna rağmen fiziksel özellikleri belirgin biçimde farklıdır. Eastern New Mexico University bünyesindeki Miles Mineral Museum, bu örneği aynı kimyasal bileşimin farklı kristal yapılarla farklı mineraller oluşturabildiğini göstermek için kullanır.
Bir kaya parçasının yüzmesi ilk bakışta şaşırtıcıdır. Pomza, volkanik malzemenin gazlarla köpürüp katılaşması sonucunda çok sayıda boşluk içerebilir. USGS, bu boşlukların oluşturduğu düşük ortalama yoğunluğun bazı pomzaların su üzerinde kalmasını sağladığını açıklar.
Muz bitkisi uzaktan küçük bir ağaç gibi görünebilir. Ancak gövde sandığımız kalın bölüm, sıkıca üst üste sarılmış yaprak tabanlarından oluşan bir “yalancı gövde”dir. Kew Science, muzları odunsu ağaçlar yerine iri otsu bitkiler olarak tanımlar.