Cıva, 20 °C'de sıvı halde bulunan bir metaldir. Royal Society of Chemistry, erime noktasını yaklaşık −38,8 °C olarak verir. Bu nedenle sıradan oda koşullarında katı bir metal parçası yerine akışkan, gümüş renkli bir maddeyle karşılaşılır.
Antarktika'nın geniş iç kesimleri çöl olarak sınıflandırılır. British Antarctic Survey, kıyılarla iç bölgeler arasında yağışın belirgin biçimde değiştiğini; iç kesimlerde yıllık kar birikiminin çok sınırlı olabildiğini anlatır. Buzlarla kaplı bir yerin çöl olması bu yüzden çelişki değildir.
Yarasalar, gerçek ve sürekli kanat çırparak uçuş yapabilen memelilerdir. ABD Ulusal Park Servisi, yarasa kanadını uzun parmaklar arasına gerilmiş esnek bir deri zarıyla açıklar. Bu nedenle kanat, memeli ön üyesinin farklı bir biçim almış halidir.
Bilgisayar klavyelerinde yaygın olan QWERTY dizilimi, elektronik bilgisayarlardan daha eskidir. ABD Kongre Kütüphanesi, Sholes ve Glidden daktilosunun daha sonra Remington adıyla yaygınlaştığını ve bu tuş düzeninin tanınmasında rol oynadığını anlatır.
Zürafanın uzun boyun bölümünde yedi boyun omuru vardır. Londra Doğa Tarihi Müzesi, çok daha küçük olan farede de aynı sayıda boyun omuru bulunduğunu vurgular. Çarpıcı fark, yalnızca omur sayısında aranmaz; omurların boyutları da hesaba katılmalıdır.
Mercanlar bitki veya taş değildir. Polip denen hayvanların oluşturduğu canlılardır; bazıları tek başına, bazıları koloniler halinde yaşar. NOAA, özellikle sert mercanlarda poliplerin kalsiyum karbonat iskelet oluşturduğunu açıklar. Resifin taş gibi görünen yapısı ile onu oluşturan canlıyı ayırmak gerekir.
Ahtapotların üç kalbi bulunur, fakat bu kalplerin görevleri aynı değildir. Londra Doğa Tarihi Müzesinin açıklamasına göre ikisi kanı solungaçlara pompalar; üçüncüsü ise kanın vücudun diğer bölgelerinde dolaşmasını sağlar.
Uzun bir kuraklığın ardından yağmur başladığında duyulan tanıdık toprak kokusuna “petrikor” denir. Met Office, bu kokunun yağmur damlalarının toprak yüzeyinden havaya taşıdığı maddelerle ilişkili olduğunu açıklar. Dolayısıyla koku, yalnızca gökten düşen suyun bir özelliği değildir.
Yıldırımın içinden geçtiği hava yaklaşık 50 bin Fahrenheit dereceye, yani 28 bin Celsius dereceye kadar ısınabilir. ABD Ulusal Hava Durumu Servisi bu değeri verirken önemli bir ayrım yapar: Söz konusu olan elektrik yüklerinin hareketi sırasında ısınan malzemedir.
Flamingolar yumurtadan pembe çıkmaz. Smithsonian Ulusal Hayvanat Bahçesine göre yavruların tüyleri başlangıçta beyazımsı gridir; karakteristik pembe renk zamanla oluşur. Bu rengin kaynağında, besinlerle alınan karotenoid pigmentler bulunur.
Elmas ve grafit, karbon atomlarından oluşur; buna rağmen fiziksel özellikleri belirgin biçimde farklıdır. Eastern New Mexico University bünyesindeki Miles Mineral Museum, bu örneği aynı kimyasal bileşimin farklı kristal yapılarla farklı mineraller oluşturabildiğini göstermek için kullanır.
Bir kaya parçasının yüzmesi ilk bakışta şaşırtıcıdır. Pomza, volkanik malzemenin gazlarla köpürüp katılaşması sonucunda çok sayıda boşluk içerebilir. USGS, bu boşlukların oluşturduğu düşük ortalama yoğunluğun bazı pomzaların su üzerinde kalmasını sağladığını açıklar.
Muz bitkisi uzaktan küçük bir ağaç gibi görünebilir. Ancak gövde sandığımız kalın bölüm, sıkıca üst üste sarılmış yaprak tabanlarından oluşan bir “yalancı gövde”dir. Kew Science, muzları odunsu ağaçlar yerine iri otsu bitkiler olarak tanımlar.
Atlantik morinasında iri bir dişi, bir yumurtlama döneminde yaklaşık 3–9 milyon yumurta üretebilir. NOAA Fisheries bu sayıyı türün üreme özelliklerini açıklarken verir. Bu, her morinanın aynı sayıda yumurta bıraktığı anlamına gelmez; balığın büyüklüğü ve yaşam evresi önemlidir.