
Güneş Sistemi’nin kıyısında geçmişini koruyan küçük dünyalar
Hubble ve Webb’in ortak incelemesi, Neptün ötesindeki 27 yeni sönük cisme odaklandı.
540 yayın · Sayfa 29 / 30 · Filtreleri temizle

Hubble ve Webb’in ortak incelemesi, Neptün ötesindeki 27 yeni sönük cisme odaklandı.

NASA’nın görevi, uzak dünyalardan gelen işaretleri yıldızlarının etkisinden ayırmayı hedefliyor.

NASA’nın değerlendirmesi, insanlarla taşınabilecek mikroorganizmaların olası dayanıklılığına odaklanıyor.

12 Ağustos tutulması, NASA pilotlarının havadan yürüttüğü bilim çalışmasına sahne oldu.

Denizdeki çözünmüş tuzların önemli bir kaynağı karadaki kayaçlardır. NOAA, yağış ve yüzey akışının kayaçlardan ayrılan iyonları akarsularla denize taşıyabildiğini açıklar. Deniz tabanındaki açıklıklardan çıkan akışkanlar da bu tabloya katkıda bulunur.

Galyumun erime noktası yaklaşık 29,8 °C'dir. Royal Society of Chemistry, 20 °C'de katı olan bu metali yumuşak ve gümüşümsü beyaz olarak tanımlar. Bir odanın ısınması, galyumun katı mı sıvı mı olacağını değiştirebilecek kadar önem taşıyabilir.

Venüs sinekkapanının yaprağındaki duyarlı kıllara kısa aralıklarla iki kez dokunulması kapanmayı tetikleyebilir. Kew, iki ayrı kılın ya da aynı kılın iki kez uyarılmasının bu tepkiye yol açabildiğini açıklar. Bu durum, tek bir rastlantısal temasla her seferinde kapanmayan bir düzen oluşturur.

Ornitorenk, yumurtlayan bir memelidir. Australian Museum, onu ekidnelerle birlikte tek delikliler grubunda sınıflandırır. Yavruların yumurtadan çıkması, hayvanın memeli olmasına engel değildir; memeliler içindeki farklı bir üreme biçimini gösterir.

ABD'nin Oregon eyaletindeki Crater Lake'e nehir veya akarsu girişi yoktur. Ulusal Park Servisi, gölün suyunun yağmur ve kardan geldiğini açıklar. Bir gölü mutlaka içeri akan bir nehrin beslemesi gerektiği düşüncesi bu örnekte geçerli değildir.

Doğal mantar tıpa, mantar meşesinin kabuğundan elde edilir. Kew, kabuğun hücresel düzeninin malzemeye esneklik kazandırdığını ve ağacın belirli aralıklarla kabuğu alınarak tekrar hasat edilebildiğini anlatır. Şişe ağzındaki küçük parça böylece bir ağacın koruyucu dokusuyla bağlantı kurar.

Antarktika'nın geniş iç kesimleri çöl olarak sınıflandırılır. British Antarctic Survey, kıyılarla iç bölgeler arasında yağışın belirgin biçimde değiştiğini; iç kesimlerde yıllık kar birikiminin çok sınırlı olabildiğini anlatır. Buzlarla kaplı bir yerin çöl olması bu yüzden çelişki değildir.

Yarasalar, gerçek ve sürekli kanat çırparak uçuş yapabilen memelilerdir. ABD Ulusal Park Servisi, yarasa kanadını uzun parmaklar arasına gerilmiş esnek bir deri zarıyla açıklar. Bu nedenle kanat, memeli ön üyesinin farklı bir biçim almış halidir.

Buzun su üzerinde kalmasının nedeni, sıradan buzun sıvı sudan daha düşük yoğunlukta olmasıdır. USGS, donma sırasında su moleküllerinin daha açık bir kristal düzen oluşturduğunu anlatır. Aynı miktardaki madde daha fazla hacim kaplayınca birim hacimdeki kütle azalır.

Doğal vanilya, Vanilla cinsindeki sarılıcı tropikal orkidelerin işlenmiş meyvelerinden elde edilir. Kew'in açıklamasına göre tatlılarda kullanılan vanilya özütü bu meyvelerle bağlantılıdır. Yani vanilya yalnızca bir mutfak aroması adı değil, belirli bir bitki grubunun ürünüdür.

Denizin mavi görünmesini yalnızca gökyüzünün yansımasına bağlamak eksiktir. NOAA, suyun görünür ışığın kırmızı tarafındaki dalga boylarını daha güçlü soğurduğunu açıklar. Geriye kalan ışık dağılımı, yeterli su derinliğinde mavinin belirginleşmesine katkıda bulunur.

Mercanlar bitki veya taş değildir. Polip denen hayvanların oluşturduğu canlılardır; bazıları tek başına, bazıları koloniler halinde yaşar. NOAA, özellikle sert mercanlarda poliplerin kalsiyum karbonat iskelet oluşturduğunu açıklar. Resifin taş gibi görünen yapısı ile onu oluşturan canlıyı ayırmak gerekir.

Ahtapotların üç kalbi bulunur, fakat bu kalplerin görevleri aynı değildir. Londra Doğa Tarihi Müzesinin açıklamasına göre ikisi kanı solungaçlara pompalar; üçüncüsü ise kanın vücudun diğer bölgelerinde dolaşmasını sağlar.

Uzun bir kuraklığın ardından yağmur başladığında duyulan tanıdık toprak kokusuna “petrikor” denir. Met Office, bu kokunun yağmur damlalarının toprak yüzeyinden havaya taşıdığı maddelerle ilişkili olduğunu açıklar. Dolayısıyla koku, yalnızca gökten düşen suyun bir özelliği değildir.