26 Ekim’de tanıtılan simülasyon, erken evrende galaksilerle ışınımın etkileşimini geniş bir hacimde hesaplıyor. Ortaya çıkan görüntüler teleskop fotoğrafı değil, sınanacak fizik modelleri.
SwRI’nin 26 Ekim açıklamasına göre yıldızlararası kuyrukluyıldızın tayfı, mikrometre ölçeğinde tozla karışık su buzuyla açıklanabiliyor. Bu benzerlik ortak kökenin veya yaşamın kanıtı değil.
NASA’nın 26 Ekim açıklaması, bazı hedef yüzeylerde 100–300 nanometreye kadar inen parçacıklar bildiriyor. Ölçümler insanlarda hastalık gösteren bir deney değil; gelecekteki koruyucu tasarımlar için veri.
Google Research ile Stanford Accelerator for Learning’in yeni etkinliği, veri temizleme ve model sınamayı bir oyuna dönüştürüyor. Amaç gerçek bir insan beynini haritalamak değil, yöntemi öğretmek.
22 Ekim’de duyurulan katılım, 200–1000 metre derinlikteki yaşamı gündeme taşıdı. Girişim bağlayıcı bir koruma alanı ilanından çok, ihtiyatlı yönetim ve araştırma taahhüdü içeriyor.
24 Ekim'de duyurulan anlaşma, SMR teknolojilerinin sanayideki kullanımını yaklaşık bir yıl inceleyecek. Açıklama bir santral inşaatı veya kesin yatırım kararı içermiyor.
25 Ekim'de yayımlanan bakanlık verileri derlemesine göre teknoparklarda 13 bin 673 firma bulunuyor. İlan edilen bölge ile faal bölgeyi, toplam ihracat ile yıllık ihracatı ayırmak gerekiyor.
Columbia araştırmacıları, özel bir metalde atomik kusurların çevresine hapsolan elektron durumları gözledi. Anahtar, kuantum dalgalarının birbirini söndürmesi.
İnsanlardakine benzeyen mayoz proteinleri deniz şakayığında farklı görevler üstlenebiliyor. Yeni çalışma, benzer moleküllerin aynı işi yapacağı varsayımını sorguluyor.
UCLA’nın 21 Ekim’de duyurduğu araştırma, argininle birleştirilen tantal disülfürde belirli bir elektron düzeninin oda sıcaklığının üzerinde korunabildiğini gösteriyor.
Bir resimdeki mavi yalnız estetik tercih olmayabilir. Lapis lazuliden elde edilen ultramarin; uzak ticaret yollarını, sipariş verenin bütçesini ve ressamın malzeme bilgisini aynı yüzeyde buluşturur.
Taşlar üzerindeki şekilleri başka alfabelere benzetmek yetmedi. Yazının düzeni, tekrar eden sözcükler ve karşılaştırmalı dil çalışmaları çözümün yolunu açtı.
Fotoğraf ile resim on dokuzuncu yüzyılda aynı görsel dünyayı paylaştı. İzlenimciliği anlamak için kameranın yanında yeni boyalara, sergilere ve modern kent hayatına da bakmak gerekiyor.
Kaynağı görünen, anlaşılır ve erişilebilir bilim için editoryal manifesto. Gerçekleşmiş bir düzeni değil, savunduğumuz bir gelecek tasarısını anlatıyoruz.